Zebercet
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V), cennet kapılarının zebercetten oluştuğunu da birçok Hadis-i Şerif’te bizlere aktarmaktadır
Zebercet kelimesinin kökeni Arapça’dan gelmektedir. Bu kelime ile Osmanlı Devleti zamanlarında yeşil renkteki bir taş türünü tanımlamak için kullanılmıştır. Her ne kadar bu taş dilimize Arapça’dan zebercet olarak geçse de dünya üzerinde “peridot” olarak bilinmektedir. Bu kelime ise Yunanca “peridona” yani “zenginlik veren” kelimesinden türetilmiştir.
Bu taş Olivine minarelinin bir çeşidi olduğundan kimi kaynaklarda “olivine” olarak da karşımıza çıkmaktadır. Bununla birlikte kimi yörelerde yılan zehri “yeşil” renkte betimlenmektedir. Bu sebeple bu yörelerde “yılan taşı” olarak da geçmektedir.
Zebercet taşı çok eski zamanlardan günümüze kadar birçok hastalık veya ruhsal bozukluk için kullanılan önemli bir taştır.
Nitekim Antik Mısır’da Zebercet taşı vasıtasıyla elde ettikleri güneş ışınları ile karaciğer tedavisi için kullanılmıştır.
Bununla birlikte Zebercet taşı ruhsal anlamda kullanan kişiye iyi gelme özelliğine sahiptir.
faydaları arasında depresyona ve kötü düşünceye karşı büyük bir silah olduğu düşünülmektedir. Bununla birlikte birçok solunum yolu hastalığını da iyi gelir
Zebercet taşı solunum yolu hastalıklarına ve karaciğer, dalak, pankreas gibi organlarda oluşan rahatsızlıklara karşı da kullanılan bir taştır.

